Mobbing’in sebepleri çok olsa da temelinde profesyonel olmayan yöneticilerin ‘ben çektim o da çeksin’ mantığı baskın

Meltem Günay’ın özel haberi

Marmara Sosyal Araştırmalar Dergisi’nde yayımlanan, Aslı Nur İnan, Cenk Özen ve Meral Kızrak imzalı bir araştırma Ankara’da mobbinge uğrayan kadınların katılımıyla gerçekleştirildi. Araştırma hem Türkiye’de hem de dünyada mobbing üzerine yapılan araştırmalarla benzer sonuçlar taşıyor. En az altı ay boyunca mobbinge maruz kalmış, finans, hukuki danışmanlık, medya, reklamcılık, bilişim, enerji, araştırma, teknoloji, kamu ve sivil toplum örgütlerinde çalışan beyaz yakalı kadınların katıldığı araştırmanın sonuçları şöyle;

DEDİKODU, KISKANÇLIK VE ENTRİKA

Beyaz yakalı kadınlar daha çok yöneticileri tarafından mobbinge uğruyor. Ama akranlarından mobbing görenlerin oranı da az değil. Hem kişisel hem de işle ilgili mobbinge uğrayan kadınların çalıştıkları işyerlerindeki baskın kültür ise dedikodu, entrika ve kıskançlık.

ÖNCE UMURSAMADIM AMA SONRA

Katılımcıların hemen hemen hepsi önceleri yaşadıklarını umursamadıklarını belki mobbing olduğunu ilk başlarda anlamadıklarını dile getirdi. Ama ardından gelen süreçte yaşadıkları mobbing nedeniyle daha fazla ağladıklarını söylerken, mutsuzluk, gerginlik, tahammülsüzlük, sinirlilik, çaresizlik, umutsuzluk, huzursuzluk gibi duygular baskın olarak ortaya çıkıyor.

KENDİNDEN ŞÜPHE VE ÖZGÜVENSİZLİK

Mobbinge uğrayanların kendinden şüphe duymaları ve özgüvensiz hissetmeleri en sık rastlanılan sonuç. Sonrasında ise kaygı bozukluğu, panik atak, depresyon ve yeme bozukluklarının tetiklenmesi mobbingin sıkça görülen psikolojik sonuçları arasında. Uyku düzeninde bozulma, saç dökülmesi., kilo değişimleri ve kalp rahatsızları da ortaya çıkan sonuçlar arasında.

Yine kendini izole ederek yalnızlaşma, içe kapanma ve yaşadıkları dolayısıyla özel ilişkilerinin de yıpranması mağdurların sık sık yaşadığı durumlar arasında.

Ama en önemli etki profesyonel iş yaşamlarında gerçekleşiyor. Motivasyon kaybı, performans düşüşü, işten veya meslekten soğuma, işyerine bağlılığın azalması gibi etkiler ortaya çıkıyor. Hatta mobbing nedeniyle işten ayrılmalar da yaşanıyor.

DİŞ GEÇİREBİLİR GÖRÜNEN MOBBİNGE UĞRUYOR

Araştırmada, katılımcılar psikolojik baskı, yıldırma, işten ayrılmaya zorlama, huzursuz etme gibi durumları yaşadıklarını belirtiyor. Genel itibariyle daha sessiz sakin, kendi halinde, diş geçirilebilir görülen ve daha düşük kıdemli kişiler daha sık mobbing mağduru olduğu yönündeki fikirler öne çıkıyor. Katılımcıların bir kısmı kadınların daha duygusal görüldükleri için daha kolay sindirilebilir bulunduklarını ve bu nedenle daha fazla mobbing hedefi olarak seçildikleri kanaatinde.

TEHDİT OLARAK GÖRÜLME DE MOBBİNGİ TETİKLİYOR

Bununla birlikte, becerikli ve yetkin çalışanların tehdit olarak algılanmaları onları mobbing hedefi haline getirebiliyor.

Mobbing faili ve mağduru arasındaki güç dengesizliğine vurgu yapılırken, 40’lı yaşlarında olan ve yönetici kademelerinde çalışan kişilerin özellikle mobbing uygulamaya yatkın olduğu yönündeki görüşlerin yaygınlığı ise dikkat çekiyor. Faillerin daha yüksek egolu, kendini yetersiz hisseden ve yönetici konumunda kişiler olduğuna ilişkin görüşler de sıkça dile getirildi.

İlgi çeken bir nokta ise mobbing faillerinin cinsiyet olarak çok da farklılık göstermemesi. Ama faillerin çoğunun 1970’li yıllarda doğan kişiler olması ilgi çekici. Bu da şu anda yönetici pozisyonunda olan kişilerin kendilerine tehdit olarak gördükleri genç ve donanımlı çalışanların ‘başını ezme’ eğiliminde olduğu yönündeki tespitleri öne çıkarıyor.

Bir diğer nokta ise söz konusu yönetici grubunun kendilerinin de mobbinge maruz kaldıkları ve bu nedenle ben nasıl çile çektiysem onlar da çekecek’ şeklinde özetlenebilecek rövansist bir yaklaşıma sahip olmaları da dikkat çekiyor.

GÜÇ SARHOŞLUĞU ZORBALAŞTIRABİLİYOR

Katılımcıların dikkat çektiği bir nokta ise uzun yıllardır yöneticilerin bizzat mobbingi uygulayan kişiler olmasının bu kişilerin örgüt kültürünü de toksik hale getirebileceği ve bu kişilerin ‘güç sarhoşu’ olabilecekleri. Bu yöneticilerin biat kültürü, sorgusuz sualsiz itaatın hatta yalakalığın ödüllendirildiği sistem yarattıkları ve buna sisteme uymayanlara tehdit olarak gördükleri belirtiliyor. Torpil ya da gerekli vasıflara sahip olup olmadığına bakılmaksızın elde edildiğinde yetki sahiplerinin, kendi konumlarına tehdit olarak algıladıkları başarılı kişiler kadar; daha tecrübesiz, sessiz sakin, görece başarılı ve o işe muhtaç olduğunu düşündükleri kişileri de hedef aldıkları izlenimi ağırlık kazanıyor.

ERKEK ÇALIŞANA ‘KIYILMIYOR’

Araştırmalara bakıldığında erken çalışanların genel itibariyle mobbinge daha az maruz kaldıkları veya daha kolay baş ettikleri görülüyor. Ancak mobbing faillerinin tamamen aynı toplumsal cinsiyet algısından ötürü erkek çalışanları sindirip işten ayrılmaya zorlamaktan imtina etmeleri de mümkün olabilir, yani bir nevi ‘erkek adam evini geçindirecek’ düşüncesiyle erkek çalışana mobbing yapmaya kıyamama hali de olabilir.

Bunun ardında kadınları iş hayatında konumlandırmakta zorlanan, kadınların çalışsalar bile üst yönetim pozisyonlarına yükselmelerini uygun bulmayan hatta kadınların iş hayatında yerinin olmadığı veya bazı katılımcılara mobbing uygulayan faillerin de dile getirdiği üzere “kadının en iyi mesleğinin annelik” olduğunu düşünen cinsiyetçi kişiler de bulunabilir.

Yine katılımcıların ifadelerinden yola çıkılarak, “kadın olduğu için daha hassas, abartıyor, alınganlık yapıyor” gibi toplumsal cinsiyet algısı çerçevesinde rahatça kabul ettirilebilecek bahaneler ile mobbingin üstü daha kolay örtülebileceği düşüncesiyle kadınlar hedef olarak seçiliyor.

EN BÜYÜK TEHLİKE NORMALLEŞTİRİLMESİ

Araştırmada mobbingin toplum nezhinde normalleştirildiğine ilişkin bulgular ise endişe verici. Çünkü katılımcıların hemen hemen hepsi çevrelerinde ne kadar çok insanın bunu normalleştirdiğini ve ‘her işyerinde olur böyle şeyler’ dediğini aktardı. Diğer sorun ise mobbinge uğrayan kişilerin bunu kayıtlara geçirmemiş ve şikayet etmemiş olması. Çünkü bu genelde ‘boş çaba’ olarak görülüyor.

patronlardunyasi.com

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*